Meme Kanseri ve Mamografi

Meme kanseri ileri yaş hastalığı gibi kabul edilse de aslında genç yaşlarda da görülebiliyor.

Meme kanseri son yıllarda artan rakamlarıyla hemen hemen her kadının korkulu rüyası haline geldi. Halbuki erken teşhis ve doğru tedavi sayesinde meme kanserinden kurtulmak mümkün.

Meme kanseri tüm kadın kanserlerinin yüzde 23’nü oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, 2010 yılında meme kanserli yeni hasta sayısı 1500, meme kanserinden kaybedilebilecek kadın sayısı 500.000 civarında öngörülüyor.

Tüm meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 3’ü 35 yaş altı kadınlarda görülür. Genç kadınlarda seyrek görülmekle birlikte; bu yaş grubunda görülen kanserler daha kötü seyirlidir. Özellikle çalışan kadınların çocuk sahibi olma yaşını geciktirmesinden dolayı, gebelik sırasında görülen meme kanseri oranının daha da artması beklenmektedir.

Günümüzde genç kadınlarda meme kanseri gelişimini öngörebilecek herhangi bir tetkik yoktur. Ailede meme kanseri hikâyesi olması, genetik ve çevresel faktörler, başka bir hastalık nedeniyle göğüs bölgesini içeren ışın tedavisi uygulanması, doğum kontrol hapı kullanılması, gebelik gibi nedenlerin farklı derecelerde etkili risk faktörü oldukları düşünülmektedir.

Uzmanların önerisi; 20–30 yaş grubunda aylık kendi kendine muayene, 3 yılda bir klinik muayene ve 40 yaşından başlayarak yıllık iki taraflı mamografi uygulanması yönündedir. Ortak bir kabul olmamakla birlikte ailesinde menopoz öncesi dönemde meme kanseri hikâyesi olan kişilerde tarama mamografisinin akrabalarına tanı konulduğu yaştan 10 yıl önce başlatılması da öneriler arasındadır.

Standart olarak meme muayenesi, mamografi, meme ultrasonu ve biyopsi tetkikleri bir arada kullanılmaktadır. Bu tetkiklerinin sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi ile kitlenin kanser olup olmadığı büyük doğruluk oranı ile saptanabilir.

Meme kanseri; ameliyat ve ameliyat sonrası destekleyici ilaçların kullanılması ile tedavi edilir. Ameliyat yöntemi kanserin boyutuna ve hastanın özelliklerine göre belirlenir. Mevcut kitlenin etrafındaki bir miktar sağlam doku ile çıkarılarak memenin bütünlüğünün korunması sağlanabilir. Meme koruyucu ameliyata uygun olmayan hastalarda ise memenin tamamı alınır. Çıkarılan kitlenin hücresel özellikleri belirlendikten sonra uygun ilaç tedavisi düzenlenir.

 

"0" adet yorum yapılmış.
Yorum Yapın